Serrose ve Astroloji

Bilen bilir, Serrose‘yi seviyorum ve takip ediyorum. Az mı kontrol ettim blogunu HER SABAH!! İş yerim o kadar sıkıntılı, hayatım o kadar çalkantılıydı ki bana ilaç gibi geliyordu yazıları. Yazısını yayınlamış olduğu sabahlarımda güne o kadar olumlu ve güçlü başlıyordum ki annnlatamam. Kısa ve öz yazılardı, kendince kendi hayatının yazılarıydı; yani demem o ki öyle süslü püslü-büyük laflı-her şey içinizde içinizde gibi yazılar beklemeyin. Samimi yazılar onun yazıları, senin benim gibilerin hissettikleri, düşünüşleri var onun yazılarında. Neden di’li geçmiş kullanıyorum? Şimdi takip etmediğimi sanmayın, hala takipteyim ve hala dikkatle okuyorum yazılarını. Sadece “her sabah” kontrol etme eylemi yerini “google+” hesabıma “bildirim gelir gelmez okuma” eylemine dönüştü 😀 EEE 2013’lerde teknoloji cahili olduğum için bildirim mildirim hak getire 😀 Açıp açıp kontrol etmelisin yazı yayımlandı mı yayımlanmadı mı diye 😀 Neyse konumuza dönelim 😀

Serrose tıpkı yıllar önce olduğu gibi (2013) bugün de hayatıma öyyyle bir dokundu ki!! (2017). Bayramım kötü geçmiş, taksonik volkan desen uu beybi mod 10, kendi iç çatışmalarım son bir aydır pik yapmış, pişmanlık ve utanç duygusu ile harap olmuşum, hedeflerimden olabildiğince en uzağa düşümüşüm… Ve DANNN!!! SERROSE CEVAP VERDİ !!! Yo yo!! Bireysel olarak değil 🙂 Bir yazısıyla:  EBEDİ ÖĞRENCİ

Başıma gelen onca olayda ve zorlukta hep şunu demiştim: YETERİNCE ÇABA GÖSTERİRSEM BİR GÜN BU SORUNU AŞABİLİRİM!!! Ve bu cümleyi ilk defa kurduğumda 16 yaşımdaydım. Öncesinde hep “bir gün her şey düzelecek” kafası vardı, sonra umudun ve inancın yerini “bu da bizim kaderimizmiş” düşüncesi ve inancı almıştı… Ama çokkkk net hatırlıyorum ki; bu düşünceyle öyle ezik hissetmiştim ki!! Kabullenemedim, öfke doldum ve savaşma iç güdüsüyle doldum. Üstünden uzun zaman geçmeden ÖSS sonuçları açıklandı ve “İŞTE!!” dedim, “İŞTE!! KADERİMİ YÖNLENDİREBİLECEĞİMİN İLK KANITI!!!”. Ve bu 16’ımda oldu…

Sorunlar hiç bir zaman dinmedi… Daha da zor hale geldi her şey… Ama umudumu hep ayakta tuttum. Savaştım, çabaladım, didindim, uğraştım, düştüm kalktım, bunaldım ağladım ama yılmadım… Ama… Ama… ŞİMDİ ASIL NOKTAYA GELİYORUM: zaman zaman “Yav, acaba yanılıyor muyum? Yaşadığım her şey aslında benim tercihlerim değil de kaderim mi? Yani, belki de tanrıcılık oynuyorum bilmeden? Tüm o sorunlar benim var oluş sebebim belki de? Belki de kararlarımdaki yanlışlıklar yüzünden? Ama acaba yanıt hangisi?”. İŞTE BUNUN YANITINI SERROSE VERDİ 🙂 Astrolojiyle herkes kadar ilgiliyken (denk gelirse burç yorumunu okuma, çin burçlarını azıcık tırtıklama falan filan) ama hayatımla ilgili odak noktaya koymazken Serrose‘nin yazısı “Acaba kader mi tercih meselesi mi? Her ikisi ise ne kadarı ondan ne kadarı bundan kaynaklı?” sorumun cevabı için ışık tuttu.

Bilirim Sergül‘ün doğruyu acımadan söylediğini, net konuştuğunu, konuşunca dolu konuştuğunu ve inandığı gibi yaşayıp inandığı gibi yazdığını. Ki işte bu özellikleri, EBEDİ ÖĞRENCİ yazısında yer verdiği astrologa şans vermemi sağladı… Evet, evet doğru duydunuz; Sergül’in bahsettiği o astrologa (Dilara Eda Gürsoy) şans verdim 😀 Link için buraya tık tık…

Şans verdim dediysem henüz seans başlamadı, sorun çıkmazsa yarın konuşacağız. Analiz sonuçlarımı yarın yorumlayacak ve bana aktaracak 🙂 Heyecanlı mıyım? Evet ve merak içindeyim… Şu kader-tercih mevzusunu çözebilecek miyim merak ediyorum…

Pazar gecesi veya haftaya cuma günü bu astroloji sonuçlarım hakkında yazı yazarım diye düşünüyorum 🙂 HALA AMA HALA BU YAPTIĞIMA İNANAMIYORUM!!! Ama Serrose “gerçekten etkilendim” diyorsa şans vermek doğrudur… Bakalım ben neler hissedeceğim? Ben neler düşüneceğim? Nasıl bir deneyim olacak?

Kendine iyi bak yol arkadaşım. Zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

~ Duygu~