About ankarakna

Hakkımda ne yazsam boş. Bloga göz gezdirirseniz hakkımda genel bir fikriniz olur sanırım :)

Sperm ve Yumurtalarınıza Sahip Çıkın!

Sperm üretiyorsun… Güzel…

Sen de yumurta üretiyorsun… Güzel…

Ama bu ikisiyle kek yapmasanız olmaz mı?

Herkes aşçı olur ama iyi aşçı olmak başka; sizin kek yapabilecek malzemelere sahip olmanız ortaya iyi bir kek çıkaracağınız anlamına gelmiyor. Olmuyor işte, olmuyor 🙂 Ya çok ısıtıyorsunuz keki, ya fırından erken çıkartıyorsunuz, ya da servis etmeden önce az bekletiyorsunuz ya da çok… Ya çok karıyorsunuz ya hiç karmAdan ortama bırakıyorsunuz… Ya şekle oynayıp yağını şekerini unutuyorsunuz ya yağa şekere oynayıp şekli atlıyorsunuz… Yani anlayacağınız siz kek yapabilecek malzemelere ve isteğe sahip olsanız da iyi birer aşçı olmama ihtimaliniz çokkk yüksek. Kabul edin bunu dostlarım 🙂

Sözün özü; spermin var yumurtan var hadi ne duruyorsun çocuk yapsana modundan çıkın. Evlenmeye layık mısınız çocuk sahibi olmaya layık mısınız bir düşünün önce. Dikkat ederseniz “hazır olup olmamayı sorugulayın DEMİYORUM”, “LAYIK MISINIZ DEĞİL MİSİNİZ ONU SORGULAYIN DİYORUM 😉 Ne demiş büyük üstat CMYLMZ:

“E ÇOCUK OLMUŞ MU?”

Olmamış. Sonra da o çocukların karşısına çıkıp (“Bu çocuk niye böyle oldu?” diye kendinize sormadan) suçlamalara + hakaretlere + yaptırımlara + cezalara başlıyorsunuz ya da başlayacaksınız 🙂 Ondan sonra da bu toplumda niye insan gibi insan sayısı az diye bağıracaksınız 🙂 Yani anlayacağınız çoğunuzdan/çoğumuzdan anne baba olmaz 🙂 Ama ilginçtir ki bu gerçeğin farkında olanların sayısı çok azdır ve yine ilginçtir ki o farkında olanların çoğu da çocuk sahibi olmamayı seçmiştir 🙂

Sonuç? Yok sonuç monuç 🙂 Hadi gidip evlenin ve üreyin! 🙂 Ha bir de bari çocuk sahibi olduğunuzda kitap okuyun 🙂 Ama masal olsa bile okuyun… Masallar da karakterinize iyi gelecektir 😉

~ Dyg ~

Reklamlar

“Mesajınız Var”ın Alt Yazılısını Sonunda Buldum!

Nicedir Meg Ryan ve Tom Hanks’in baş rolde yer aldığı Mesajınız Var filminin alt yazılısını arıyordum ve bulamayıp dublajına mecbur tav oluyordum. Ama bugün şeytanın bacağını kırdım! Buldumm! Sonunda buldum! İşte linki tık tık…

Bu arada yarın yine koşturmaca koşturmaca ve yine koşturmaca…Sabah uyanır uyanmaz “sakin ol rocky, işleri eğlenceli hale getir, geleceğe yatırım gibi gör, deneyim gibi gör, hiç olmadı koz olarak gör, o da mı olmadı keyfine uydur işleri ama ne yaparsan yap olumlu bakış açısıyla yap” diyorum bin defa. Ama olmuyor 🙂 Belki bu tekrarlama yarın sabah işe yarar; ne de olsa umut fakirin ekmeği :))

Neyse şimdi kafamı boşaltmak için her zaman tercih ettiğim filme başlayayım! 🙂 Ama bu defa farklı olarak alt yazılısına 🙂

~ Dyg ~

Hava Durumu Muhalefeti :)

Beş dakika önce bana gelen bir ses: “Hava durumu bile sana muhalefet” 🙂 Amma güldüm 🙂 Mevzu şu; havanın ılık olduğu günlerde “ha burası Eskişehir, orası Ankara, hava hemen dönüverir; botları giyeyim” diye diye ayaklarım pişti. Bu haftasonu bot yerine converselerimi giyerek geldim Eskişehir’e ama dakika bir gol bir: yolda ciddi yağmur başladı. Eve ayaklarım su içinde gittim 🙂 Bu gün dakika iki gol iki; kar yağışına uyandım 🙂 Ol, sen de bana muhalefet ol Hava 🙂

P.S. = Emojilerdeki gülen şeytan ve gözlerini kapatan maymun ne tatlı değil mi? 🙂 Bir de başı dönen emoji var ki (melek emojisi) yeme de yanında yat 🙂

~ Dyg ~

Dün gecenin kahvesi :) Bu sabahın müziği :)

Sabahlayabilmek için dün kahve içtim; arka arkaya 2 Türk kahvesi 🙂 Ötekiler bende etki etmiyor :/ Uykum kaçtı elbette, yani istediğim oldu. Ama ben ne yaptım? Camış gibi yattım; müzik dinledim, youtube’da kayboldum 🙂 Bi ara azıcık kitap okumuş olabilirim lavaboda: “Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev” (Jean-Jacoues Rousseau). Neyse, sonra düşündüm… Düşündüm… Düşündüm… Dünya ve insanlar üzerine düşünmeye son verdikten sonra instagramdan yazanların akademi ile ilgili sorularına cevap verdim. Sonra instada dolaştım durdum. Amaaaaa içim nasıl huzursuz nasıl huzursuz!! Annnlatamam 🙂 Dedim ki ben yarın ki görüşmeyi askıya alayım, dışarıda çalışayım. Haftaya da hocanın karşısına bomba gibi çıkarım 🙂 Sabah oldu saat 9… 10… 11… Tabi bende hala tıkkk yok. Yine youtube açtım ayılmak için. Ve çok güzel bir akustik daha keşfettim 🙂 Motive oldum, birazdan dışarı atacağım kendimi 🙂 İşte buyurun o akustik kayıda 😉

Dışarıda hava kapalı. Haliyle benim havamı da kapatıyor. Zaten havam kendiliğinden kapalı olmaya meyilli 😀 Şimdi bir kahve yapayım kendime, sonra dışarı atayım kendimi ve biraz ders çalışayım… Ve son olarak; humoooooor diyorum! 😉

~ Dyg ~

Bu adamın aldığı keyiften ben de istiyorum!!

Önce videoyu alalım 🙂

Yahu, bu nasıl bir keyiftir! Kıskandım ya! Şöyle bir düşündüm: “yaptığım bir şeyden en son ne zaman böylesine keyif almış, kendimi vermiştim?” Cevap şu: 2014’ün Temmuz’u gibi Niyazi Karasar Hoca’nın Bilimsel Araştırma Yöntemleri kitabını okurken (sadece zevk için okumuştum). Aradan 3 yıl geçmiş! 😀 Yani o 3 yılda böylesine bir keyfi hiçbir şeyden almamışım… UUU BEYBİ!!! Boşa harcanmış bir 3 yıl! 🙂 AMAN ALLAH’IIIMMMM!!! 🙂 Çalsın tehlike çanları! 🙂 O zamaaaaannnn hemen gaza getiriyorum kendimi:

  • Dyg! Titre ve kendine gel bebeğim! Bu tezi severek yapacaksınnn!!!
  • Dyg! Şükretmek güzel bir şey, evet; ama hedeflerini de sık sık düşüneceksin!!! HAYAL ETMEYİ NİYE BIRAKTIN NAN!!! 🙂
  • Dyg! Farkında mısın bilmiyorum; ama daha az olumsuz düşünüyorsun, tamam ama DAHA AZ DA MUTLUSUN!!! Sinir harbi de yaşasan deli gibi güldüğün zamanları hatırla ve sürekli GÜL!!
  • Dyg! Şimdi içinden şu isimleri 5 kez tekrarla ve hayal et, güdülen:
    • Ö. Hoca = Adam her gün 100 sayfa ek okuyor!
    • D. Hoca = Adam gece 3’te kendini ödüllendirmek için Dan Brown okuyor! Dilci olmasına rağmen formül mantığını çözmek için gecelerini veriyor!
    • E. Hoca = Nirvana zaten!! İnsanüstü varlık! Tanımlanamaz canlı! Bir insan 7/24 çalışmaktan okumaktan bu kadar mı zevk alır! El insaf ya!
    • Müge Hoca = Kalp Kalp Kalp!! Seviyorum Nan bu kadını!! Çılgın şey! Aslında aynı ben!! Tutkuyla bağlı bölüme!
  • Dyg! 100’lük listene sadık kalmaya devam et!
  • Dyg! Unutma sadece 5 saat uyumalısın!
  • Dyg! Her şeyi yerinde bırak zamanında bırak! İşi iş yerinde, ünivi ünivde.

Rahatladım! 🙂 Ha bir de Arek’imi özledim. Kendimi de özledim… Neyse…

~ Dyg ~