About ankarakna

Hakkımda ne yazsam boş. Bloga göz gezdirirseniz hakkımda genel bir fikriniz olur sanırım :)

Günün Şarkısı ♪ ♫

Gecenin müthiş sürprizi oldu bu. Tınısı alıp götürdü beni. Bu da sözleri;

“Tell me how you seek your man
And tell me all your secret spells
Tell me how you learn
To tell by his voice that he fell

I know a ghost will walk through walls
Yet I am just a man still learning how to fall

Try to re-imagine me
And I’ll re-invent myself
Still I remember scenes
Of when you looked at someone else

I know a ghost can walk through the wall
Yet I am just a man still learning how to fall

When you start doubting me
Then I start to doubt myself
And never look through me
Cause I’ll keep close to myself

I know a ghost can walk through the wall
Yet I am just a man still learning how to fall

I am what I am
And what I am is who I am
I know what I know
And all I know is that I fell
If only I could walk through walls
Then maybe I would tell you who I was
Yet I am just a man still learning how to fall
Yet I am just a man still learning how to fall”

Bunda 3/4 lük var ki tadından yenmez. Gece gece noldu yahu bana! Bi depresif danalık tuttu!! hayrolsun…

~ Dyg ~

Günün Şarkısı ♪ ♫

Video

Bugün günlerden çarşamba mı? Du bakim; evet, çarşambaymış. Ayın kaçı? 31’i. 30 saysak da olur mu ki? Çünkü aslına bakarsan hiç uyumadım, o yüzden gün dönmüş sayılmaz, yeni güne uyanmadım ya ondan 🙂 Çok sevimliyim sanki 🙂 Neyse, gideyim de bu sevimliliğimle bir notluk daha alayım. 22. notluğa geçtim nasıl olsa. Yahu 3 ayda bitmiş 21.si :/ Ne çabuk bitiyor :/ Ben çıkar biraz hava alır sinüsleri açar beyni kalbi sakinleştirir 🙂 House effect dinmiyor çünkü 🙂

~ Dyg ~

Psikoloji ve hadi Günün Şarkısı ♪ ♫

Yüksek lisansa başladığım ilk dönemde duymuştum galiba; psikoloji bölümünü seçenlerin çoğunluğunu psikolojisinin bozuk olduğuna inanıp psikologa gidemeyenler oluşturuyormuş muş muş… Buna pek inanmıyorum açıkçası; doktorlar neden tıp fakültesini seçmişlerse psikologlar da o sebepten seçiyorlar o bölümü bence: P-A-R-A. Gerçi herkes en az çaba ile en çok parayı kazanabileceği işlere yetenekleri dahilinde ulaşmaya çabalıyor.

Da, bu bizim konumuz değil bugün.

Konumuz şu: psikoloji öğrenmem gerek. Psikologlara güvenmiyorum çünkü 🙂 Kendi kendimi tedavi etmeliyim 🙂 Hani sormuşlar ya bizim aslana, niye ensesi kalınmış falan… O mevzu işte 🙂

Sürekli düşünüyorum… Sürekli… Ama biliyorum bir insan (normal bir insan), yolda yürürken gördüğü bir yaprağın yeşili ve klorofili üzerine düşünmez. Hatta, biyoloji ile uzaktan yakından ilgisi yoksa hiç düşünmez 🙂 Ya da ne bileyim, bırak beş dakikasını beş saniyesini bile gözün görüntü alma kapasitesinin üzerine çıkabilecek bir makinenin neden yapılamadığı üzerine de düşünmez, hele ki mühendis değilse… Ya daaa, yıllarca emin olamadığı için kullanmadığı ama bir gün “biilaç” kelimesinin yazımı ile karşılaştığında önce deliler gibi mutlu olup sonra bu yazımın doğruluğunu araştırmaz (doğruymuş bu arada 🙂 ), hele ki Türkçe öğretmeni veya edebiyatçı değilse… Bulutlara baktığında hangi çeşide girdiğini merak etmez… Benim yeteneğim ne? diye kafayı yemez… Beni mutlu edecek olan şey ne? diye mutsuzluğa gömülmez, yıllarca bu sorunun cevabını aramaz deliler gibi.

Sorun şu ki ana konuya hala gelemiyorum… Sadece bir sürü şey yüzüyor zihnimde:

“neden yaşıyorum?

ne için yaşıyorum?

yaşama amacım ne?

ben kimim?”

Bu dört ana soru beynimi kemiriyor. Beynimse düşünmekten tükenmek üzere 🙂 Bu kadar şeyi “aaayyy bak görüyo musoooonnn, ne kadaaar da zekiyimmm 🙂 siz cahiller gibi sıradan şeylere kafa patlatmıyoroooommm” demek istediğimi düşünün diye yazmadım. Anlatmak istediğim şey gerçekten tepkisiz kalmak üzereyim. Ana mevzu bu.

Dostoyevski’den bir alıntı ile kapatayım yazıyı 🙂 Bir kitabı (hangi kitabı olduğunu hatırlamıyorum) şu ilk cümle ile başlıyor:

“Bazı insanlar mutsuz doğarlar”

Bunu anneme ilk söylediğim anı hatırlıyorum da annem şöyle demişti: bizim atalarsa şöyle der kızım, bazı insanlar şanslı doğar 🙂 🙂 Aaah ah, bizim toplum yok mu 🙂 🙂

~ Dyg ~