Nisan Kitap Yorumu 1 = Ölü Canlar (gogol)

Kitap eleştirisi yapmayalı uzun zaman oldu :/ Oysa okuduğum tonlarca kitap var… Ama hiçbiri kayda değer çıkmadı diyebilirim. Bu yüzden eleştiriye değer bir kitapla Nisan ayının siftahını yapayım: gogol’un ÖLÜ CANLAR’ı 🙂

Kitap cingöz ve işini bilir Çiçikov’un; “borç verme sandığı”ndan, kölelerinin senetleri karşılığında borç para alma almacıyla ama bu işi olabildiğince de ucuza getirmeye çalıştığı planı anlatılıyor. Ucuza getirme planı, kağıt üzerinde sağ gerçekte ölü olan köleleri toprak sahiplerinden kimi zaman parasız kimi zaman çok çokkk cüz’i miktara satın alarak toplamasıyla işliyor. Plan tam anlamıyla işlerse; Çiçikov borç alma sandığından alacağı borç aldığı parayı ödemeyecek ve karşılığında da kölelerinin öldüğünü söyleyecektir. Çünkü o dönemde salgın hastalıklardan kaynaklı ölümler çok ve dolayısıyla normaldir. Böylece kısa yoldan zengin olacaktır.

Kitap 2 bölümden oluşuyor ancak ikinci bölüm yarıda kesiliyor. Çünkü, Gogol, yaşadığı bir buhran anında 2. kitabın geri kalanını yakmış. Tekrar yazmış… Tekrar yazdığını da yine bir buhran anında yakmış… Tamamlayamadan da ölmüş… Yani, kitap bitmemiş hissi veriyor. Ancak yine de emin olun, çok doyurucu.

İnsan karakterleri, ulus karşılaştırmaları, Gogol’un kendini azıcık azıcık anlattığı ama çokkk samimi olduğu savunmalar, doğru tespitler, okuyucuyla sanki baş başaymış da kitabın bazı kısımlarını yanındakine açıklarmış gibi tavrı… Çok samimi ve sertti. Mükemmeldi.

Mesela, etkilendiğim kısımlar (en bombası sonda):

Keskin ve uyarıcı duygular mevzuu beni nayağı bir düşündürdü. Kimdir? Nedir? Neyin nesi kimin fesidir? gibi gibi…

Gogol’un kadınlarla ilişkisini sanırım bu iki paragraftan daha iyi ne özetleyebilir bilmiyorum… Gogol, kadınlar üzerine konuşmaya fazlasıyla çekingen kalıyor bence… Bakın:

Gogo’un okurla ilişkisi de deney yapıyormuş da rapor sunuyormuş etkisini çok naif veriyor 🙂

Ölü canları niye topladığını da sadece ve sadece bir kere ve o da kitabın çok ilerisinde yazıyor:

Tabi kitap kolay yoldan zengin olmak üzerine ve kokuşmuş karakter tespitlerine odaklı olduğu için karşımıza sık sık para konuları da çıkıyor. Misal:

Çalışmayı sevmek de önemli tabi…

(!) Yalnız yaşamayı seven benim gibi birinin kendini bulduğu ve “işte bu!!” dedirten o satırlar:

Kendimi bulduğum ve müthiş hissettiğim ender anlardan ve satırlardan biri: YOL YOL ve yine YOL…

Ulinka’da yine bir parçamı buldum; yardımseverlik (lanet olsun!) ve eli bolluk (çifte lanet olsun!!!!) ve konuşma üslubu:

Sevgili arkadaşım, eğer bu satırlara kadar okumaktan üşenmediysen (ki buraya kadar kimsenin okuduğunu sanmıyorum) bu paragrafla etkilendiğim “miskinlik” kavramı beni esir aldı.

Gelelim en favori karaktere: TİENTİETNİKOV !!! ♥♥♥

Ve işte kitaptaki en bomba satırlar 🙂 🙂 🙂

Sonuç olarak kitabı önerir miyim? Israrla olmasa da, evet. Kitaba verdiğim not : 100. Gogol’un gözlem gücüne, cesaretine ve samimiyetine şaşırıp kaldım sürekli. Bir de içindeki gel gitler ikinci kitapta gerçekten hissettirdi kendini, bir şefkat duydum adama karşı… Zamanımı daha iyi değerlendirmezdim.

Kendine iyi bak yol arkadaşım. Zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

~ Dyg ~
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s