Aaron Swartz – Dahi Çocuk

aaron-swartz-jacob-appelbaum

Aaron Swartz. 86 doğumlu 2013 ölümlü dahi. 26 yıllık bir ömür…

Bilgisayar programcısı ve aktivist kimliği ile öne çıkan dahi… Beni etkileyen şey ne dehasıydı ne de aktivist kişiliği. Derinden etkilendiğim şey; sırf ABD’nin çıkarlarına dokundu diye, sırf ABD’nin pis çamaşırlarını ortaya çıkarabilir diye ve başkalarına örnek olabilir diye 35 yıl hapis + 100.000 milyon dolar para cezasına çarptırılması sonucu uğradığı bu haksızlığa karşı kazanmasının imkansız olduğunu bildiği için intihar etmesiydi.

19 Aug 2009, Berlin, Germany --- A HANDOUT file shows programmer Aaron Swartz smiling on a photo dated 19 August 2009. 26-years-old man commits suicide on 11 January 2013, shortly before a trial against him. Swartz was accused of illegal publications of files from a commercial database. Photo: Sage Ross (Editor's note: usable only under consideration of Creative Commons Lizenz CC BY-SA 2.0 and with full reference) --- Image by © Sage Ross/dpa/Corbis

19 Aug 2009, Berlin, Germany — A HANDOUT file shows programmer Aaron Swartz smiling on a photo dated 19 August 2009. 26-years-old man commits suicide on 11 January 2013, shortly before a trial against him. Swartz was accused of illegal publications of files from a commercial database. Photo: Sage Ross (Editor’s note: usable only under consideration of Creative Commons Lizenz CC BY-SA 2.0 and with full reference) — Image by © Sage Ross/dpa/Corbis

Swartz’ın tek istediği şey, dünyayı daha iyi bir hale getirebilmekti. Bilgiye sırf paraları olmadığı için erişemeyenlere kapı açabilmekti. Ve yaptığı tek şey “bilimsel makaleleri halka ücretsiz açmak”tı. Devletin sırlarını değil… Bilimsel makaleleri… Bu, suç olamazdı, olmamalıydı. Oysa J-Store, maddi olarak balta yediğini hissettiği için devleti de arkasına alarak bu genç dahinin sonunu başlattı.

2014’te Aaron’un biyografik filmi yayınlandı: The Internet’s Own Boy: The Story of Aaron Swartz ve IMDB puanı 8.1.

Filmin birkaç yerinde gerçekten sinirden ağladım. Bulunduğum dünyadan derin derin çok derin bir şekilde nefret ettim!! İnsan yaşamının yani kaderinin; paraya ve güce sahip olanlarca belirlenmesinden nefret ettim!! Ve bu durum en ilkel kabileden en gelişmiş devlete, en ilkel toplumdan en medeni topluma kadar her yerde geçerli!! Dünyada adalet diye bir şeyin olmadığının farkında olacak kadar yetişkinim. Ama bu durumu kabullenecek kadar olgunlaşamadım henüz. Hala duygularımın esiriyim: ağlıyorum-nefret ediyorum-kabuğuma çekiliyorum.

Yardımıma koşan tek şey: ahiret inancım. Yaşam söndürenler, yaşam emenler ve hak yiyenler sırat köprüsünden geçemeyecekler. Doğrudan ve dolaylı yönden hakka girdikleri her bir bireyden benden senden ondan helallik isteyecekler. Ama helallikler için artık çok geç olacak. Bugün o büyük şirketlerin sahipleri Afrika’daki 1 aylık çocuktan tut Ortadoğu’da sebep oldukları vahşeti yaşamak zorunda bıraktıkları bizler için de suçlular ve o köprüden geçmeyecekler. Biz yolda bulduğumuz sahipsiz bir paraya el sürersek hesabını veremeyeceğimizden korkarak yaşarken o kodamanlar milyonlarca insanın yani insanlığın hakkını ödeyemediği için cehennemden çıkamayacak.

Konuya çok banal bir açıdan baktığımı savunabilirsiniz. Ama bu benim tek dayanağım. Yoksa bu hislerle baş etmem neredeyse olanaksız. Belki bu kadar duygusal olmasaydım kalkıp bir şeyler yapabilirdim. Mesela yüksek lisansımı derece ile bitirecek kadar sıkı çalışıp doktoramı garantileyebilir, böylece ileride “karar verme” yetkisine sahip olabileceğim bir yönetimsel güce erişebilir ve dünyanın iyiliği için o gücü kullanabilirdim.

Duygusalım ve kabuğuma hemen girmek gibi bir huyum var. Ya da alışkanlığım. Bilmiyorum hangisi. Ama o kabuk içinde kendimi rahatlatabilmeye yarayan tek düşünce bu adaletsiz dünyada adaletsizliğiyle zulüm yapanların büyük günde gazaba uğrayacağı ve gerçek adaletin tecelli edeceği düşüncesi.

aaron-swartz_1

Aaron’un 2010’da kendi kayıtlarından birinde dediği gibi:

“Büyümekteyken yıllar içerisinde bazı olan bitenlerin etrafımdakilerin doğal olduğunu söylediği, böyle gelmiş böyle gider dediği şeylerin aslında hiç de doğal olmadığını, değiştirilebilir olduğunu, hatta yanlış olduğunu ve değiştirmemiz gerektiğini fark ettim. Bir kere bunu anladığımda artık geri dönüşü yoktu”. 

Bugün, bir film izleyerek kendime gelme fikriyle adeta ters yola sapmışım aslında… Aaron’un hikayesi beni hem derinden etkiledi ve bana motivasyon verdi  hem de beni darmaduman etti kabuğuma itti. Biliyoruuummm Biliyoruuummm aynı anda nasıl olur bu tezat ruh hali diyorsun… Oluyor işte azizim… İnsanın her hali olası değil midir… Aaron’un şu sözleriyle (sevgilisi aktarıyordu sanırım) kendime geldim yarı yarıya;

~“Şuan üzerimde çalışabileceğim dünyanın en önemli şeyi nedir?” diye sormalıyız ve “Onun üzerinde çalışmıyorsan neden çalışmıyorsun?”u cevaplamalıyız.~

Şimdi biraz notluklarıma bakacağım. Motivasyonumu artırmam gerek. Bu kaçıştan kaçmalıyım artık. Bunu en azından kendim için yapmalıyım. Sonra da biraz yemek yemeli ve dinginleşmeliyim.

Rahat uyu Aaron. Senin için, dua edeceğim. Ve şuandan itibaren senin için adımı D@Di yerine Dyg olarak kullanacağım.

Kendine iyi bak yol arkadaşım. Zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

~ Dyg ~

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s