Kasım Sonu Aralık Başı

Kasım ayı ilginç başladı. Bir nevi rüya gibiydi denilebilir. Gerçeklikten çok uzaktı. Sonrasında normale döndü.

~ 1 ~

Öncelikle yıllardır severim Kasım ayını; özel bir anlamı vardır benim için. Olmaaaazz, söylemem… Dedim ya özel 🙂 Okumaya devam et

Reklamlar

15 Kasım’ı İple Çekiyore ve Leonard COHEN!! ♥

Gelsin artık ayın 15’i 😦 

Canım cananım maaş günüm!! Nolur gel artık!!

Eksi limiti tükettim (-500)

Bi de üstüne babadan destek aldım (250)

Yok! Yetmedi!

Naptım da böyle oldu?

Kömür parasını elden taksit yapmamaları mahvetti beni!

Arkadaş herkesin illa ki kredi kartı olmak zorunda mı ya!

Neyse, sonuç olarak özledik seni 15 Kasım. Her ne kadar maaşın 500 ü eksiyi kapatacak olsa da, 300 ü kardeşe gidecek olsa da, 200 ü anneye 250 si babaya gidecek olsa da ve bana hiçbir şey kalmayacak olsa da… Yani daha şimdiden -1250 deyim… 

Yine de Kasım ayı en sevdiğimiz ay 🙂

Hamburgerim, kitap ayracım, kahve fincanım ve nazar boncuğum bol olsun  ♥ ♥

Gelelim Leonard COHEN’e 😥 

Çok sevdiğim sanatçılardandır… Ve bugün öğrendim ki cuma günü ölmüş 😦

82 yaşında… Ölüm nedeni henüz açıklanmamış…

Birkaç ay önce yeni albümünü çıkartmıştı. Ağustostu sanırım… Ve şimdi kendisi yok artık…

Dance me to the end of love ile tanımış ve sevmiştim Leonard’ı. En sıkıntılı anlarımda naif sesi ve müziği ile beni sakinleştirmişti hep. Farklı bir ruhu olduğu daha ilk melodiyle anlaşılıyordu. Yakın hissetmiştim kendime. Biraz daha eşeleyince onun hayatını, emin olmuştum: benziyorduk. Sonuç? Yok… Sonuç yok, ölümün olduğu yerde ne hakkında konuşabiliriz ki. Leonard çok şanslı ki binlerce belki de milyonlarca insanın belleğinde ve kalbinde yaşamaya devam edecek. Ve muhtemelen bu, nesiller sürecek… Ruhun şad olsun Leonard COHEN. Ruhumda taşıyacağım seni.

Kendine iyi bak yol arkadaşım, zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

< D@Di >

Charlie’nin Çikolata Fabrikası

20161105_153926

Öylesine okumayı özledim. Öylesine, hiçbir şey düşünmeden ve keyiflice. Ve de zorunluluk hissi olmadan. Sadece, canım istiyor diye okumayı özledim. Geçenlerde, sabahın köründe uyandığımda kütüphaneye gözüm ilişti. Uzun zamandır okumak istediğim kitap orada duruyordu: Charlie’nin Çikolata Fabrikası. Evet, evet biliyorum bu kitap bir çocuk kitabı 🙂 Ama okumayı çok istiyordum, ne yapayım… Okumaya devam et

Ekim Sonu Kasım Başı

Ruhum hiç rahat durmuyor. Ya bir şeye takılıyor ya da kendine saklanıyor. Her şeye herkese gecikiyorum. Niye? Bu ay, uzun zamandan beri ilk defa eksinin de limitini tükettim. Nefret ediyorum bundan. Elimin kolumun bağlanmasından. Yalan söylemek zorunda kalmaktan. Hapsolmaktan. En çok da… Neyse… Sığınağımız müziğe geri dönelim ve yorganı başucumuza kadar çekelim…

Kendine iyi bak yol arkadaşım, zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

< D@Di >