Mayıs Ayının Sonu: ŞİDDET

20160514_170349

Mayıs ayının ortaları “ben geliyorum” demiş aslında ama ben fark etmemişim. Mayıs ayı ilk izini açtı bende. Elim hala ağrıyor. Ama en çok da içim, zihnim, duygularım ve düşüncelerim ağrıyor. İncindi. Bir şekilde iyileşecek biliyorum. Ama her akla geldiğinde sızlatacak. Veya arabanın direksiyonundaki boşluğa her baktığımda… Bu deniz bana o gün çok iyi geldi. Dalgaların hırçınlığı, kumsalın taşlığı ve terk edilmişliği… Keşke o an o dakika tamamen yalnız olsaydım… Bir keşke daha.

20160521_004857

Denizin şiddeti yüzünden derslere odaklanmakta çok zorlandım. Çok… Çok zorlandım. Grup arkadaşım Tomurcuk’un ısrarlı aramaları ve bunun bir ekip işi olduğunu üzerimde (istemeden) hissetmem sayesinde en değer verdiğim dersin raporunu ve sunumunu bitirdik. Kendimi kaptırmışım, son bölümü bile hazırladım; Sonuçlar ve Tartışma. Özendim yazarken. Sonuçta uygulama dersi benim iştahla aldığım bir dersti… Sunumu da hazırladım. Ama beklediğim tepkinin tam tersini aldım: ÖFKE & SİNİR & AŞAĞILAMA & İNCİTME…

Herkesin içinde ses yükselmesine maruz kaldım… Öfkeli suçlamalarla karşılaştım… Sert tavırlarla ve tepkilerle elim ayağım boşaldı.  Sakışık’ın, hocanın öfkesinden faydalanıp sunumumu eleştirmesi her şeyin tuzu biberi oldu. En sevdiğim hoca beni yerden yere vurmakla kalmamıştı; yerden yere vurulmama da olanak vermiş beni savunmasız bırakmıştı. Zaten savunmasızdım… İçimden ağlamak ve odayı terk etmek geliyordu. Ama “Hayır D@Di, sakınn, bu grubun önünde hayır! Sakin ol, geçicek… Sakin ol kızım…” Ama o kadar yalnız hissettim ki… Sevdiğim hoca tarafından incitilmek o kadar ağır geldi ki… Hak etmedim… O kadar ağır tepkiyi hak etmedim… Anlayış göstermesi çok mu zordu…
IMG_20160518_071551

14 mayıs sonrasında kafamın dağılması için elime aldığım Semerkant (Amin Maalouf), sunumumdaki şiddet sonrasında elime yapıştı. Aklımı ve duygularımı kitaba emanet ettim. İplerimi saldım. Toplamasa da dağılmamı engelledi en azından. Tıpkı 14 yıl önce Harry Potter’ın yaptığı etkiyi yaptı ruhumda: uyuşturdu.
20160523_163916

Yağan yağmura, esen rüzgara rağmen saatlerce oturdum. Sakinleştirdi beni… Yağan yağmurun tazeliği ile esen hafif rüzgarın serinliği çok iyi geldi…

20160523_163924

Sonra yine bir “hatırlatma” ile karşılaştım; yukarıdaki keçide olduğu gibi…

20160523_163908

Böyle inatçıyımdır biliyorum. Ama bu sefer inatçılık değildi “hatırlatma”m, kızgınlık, öfke, anlayışsızlıktı…

20160523_163920

Yeşillikler de iyi geldi… Keşke o esnada converselerim serçe parmaklarımı acıtmasaydı. Keşke daha çok çıkarabilseydim huzurunu…

20160523_171311

Yanlış anlaşılmalara yer vermemek için çalışmaya koyuldum. Malum, Sakışık’a güvenilmez… Bu yüzden Sarıkamış’ın veri girişlerini ben yaptım… Pasta bağımlılığım da yine o gün başladı… Zayıf olduğum her an, cereyan eden bir hastalık gibi bu bağımlılık…

20160524_211446

Semerkant’ta yer yer kendimi bulduğum satırlar da oldu…

20160430_165018

Ümitsiz değilim ama çok zayıfladım. İnancım azaldıkça azalıyor. Bu çiçeklerin güzelliği ile dolu yıllar yaşamak istiyorum ama bir türlü mümkün olmuyor gibi… Kim bilir belki bir gün… Çiçekler benim de için açar mı?

Kendine iyi bak yol arkadaşım, zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

< D@Di >

Reklamlar

Dersi ekelim mi :)

20160418_075107

Yarın en sevdiğim iki ders var ama sabahkine hiç hazır değilim. Bu yüzden hocanın karşısına çıkmaya utanıyorum. Sonunda çareyi dersi ekmekte buldum. Gerçi son dakikaya kadar benim kararlarım on bin defa değişir 🙂 Çok yüksek bir ihtimalle yarın sabahki dersi ekeceğim ama belli de olmaz işte :S 

Öğleden sonraki derste de sunumum var ve ben henüz istediğim gibi bir rapor + sunum hazırlayamadım. Şuan tek istediğim şey Amin Maalouf’un Semerkant’ını okumak 🙂 Bir de uyumak. Günlerdir uykusuzum. Uyumak istiyorum 🙂 Çok şey istiyorum…

Şimdi Ankara için yola çıkma vakti 🙂 Sunum beni bekleeeer, rapor beni bekleeeer, kitap beni bekleeeer 🙂

Bu arada metacongnition ile ilgili bir şeyler bilen eden var mı yahu :S bana bi ulaşın size zahmet 🙂

20160420_181957

Kendine iyi bak yol arkadaşım, zaman ne getirir ne götürür bilinmez, sen kalbini ve niyetini koru.

< D@Di >