Günün Şarkısı 🎶

Reklamlar

Yükleniyor…

Pilim hala dolmadı, yükleniyor… Buna da şükür yahu… Son beş aydır şarjım %0,0000001 idi. Ha şuan %1 ama olsun, değişim fena. Umarım atılmadan bitiririm… Şuraya da küçük bir not bırakayım:

“Sevgili Tez,

Aramız artık limoni değil. çünkü artık bir aramız yok. Öyle uzağız ki birbirimize… Ve senden uzak kalmak iyi geldi. Hani senden ayrılmaya karar verdiğim o an var ya, o an işte, seni en çok sevdiğim andı 😀 Çünkü rahatlamıştım. Ha şimdi yine nefret ediyorum senden, nikah şahidimizden de. Olsun, çocuğumuz için (tez için yazılmış o 19 sayfa için) katlanacağım sana. Ama çocuğa hissettirme ha aramızdaki sevgisizliği. Çocuuun psikolojisi bozulur başımıza bela olur.

Öptüm, görüşürüz.”

~ Dyg ~

Yine mi 14 Şubat 🤦

Evet, bıktım… Gerçekten bıktım… Yine etrafta sevgi pıtırcıkları olacak, yine 14 Şubat’ta kendilerine evlilik teklif edilen piremsesler bunu dünya aleme 1 yıl boyunca tüm sosyal paylaşım sitelerinde beynimize kazıyacak, her yer kalpli balon dolacak, her köşede sevgili çiftler olacak (diğer günler evdeyken nedense bir tek 14 Şubat’ta dökülüyorlar topluca), etraf öpücük ve bence gösteriş ama onlara göre sevgi fotolarıyla dolacak… Ay, tamam… Tamam, sevgilisiniz, mutlusunuz… Tamam, kabul, biz de kıskanıyoruz… Ama yani göze soka soka kutlamak neden? Gidin kıyıda köşede kutlasanıza arkadaş… Olanı var olmayanı var sonuçta 😀 Ya da daha beteri var: sevip de sevilmeyeni 😀 Neyse ben yine kuyruğu dik tutup:

“Ayyyy, sevgili mi? Yok ben böyle iyiyim… Bekarlık sultanlık hem. Oh misss, kafam rahat”

modunda dolanayım bu hafta 😀 Evet, evet, kafam rahat yahu… Dır dır edeni yok, karışanı kuruşanı yok… Oh misss… Şuan için tek şükrettiğim, Allah’tan “EVLİLER GÜNÜ” diye bir şey yok. Düşünsenize bir de olduğunu! Zaten evlenenler bunu 5 yıl unutturmuyorlar:

  • profil fotoğrafları 5 yıl gelin ve damat temasından değişmiyor,
  • birinci gün (!) (bize ne sizin o “birinci” gününüzden) birinci hafta birinci ay birinci ay 1. gün, birinci yıl fotoğrafları ve anmalarıyla devam ediyor o face ve intagram akışları…
  • Bu da yetmiyor, sürekli bir “eşi tarafından aranan, çiçek gönderilen, evdeki panoya sevgi notları bırakılan” şanslı eş paylaşımları yok mu… Oyh! Valla gına geldi… Sonra bir de “evli mutlu ilk ev gezmemiz”, “evli çiftler olarak ilk pikniğimiz” gibi gibi “görgü” temaları ile devam ediyor süreçleri 😀 Bir de bunların üstüne “EVLİLER GÜNÜ” diye bir şey olsa maaaaaazaaaaallah! Korkunçççç!!!! Ama eminim bu gidişle “evlenmek” bir bayan için bir “başarı” hikayesi sayılacak ve “EVLİLER GÜNÜ” diye bir şey kesin çıkacak…
  • Dip Not = Evet, zaten şuanda bile “evlenmek bir başarı” olarak sayılıyor 😀 Ama başarı gözüyle bakanların sonu da hazin oluyor, kıh kıh kıh 😀
  • Dip Not = Aslında Evliler Günü olsa da Evliler pasta börek açsa herrrkese ikram etse de hünerlerini sergilese, biz de değerlendirsekkk 😀 😀 😀

~ Dyg ~

Sinema = Üç Harfliler : Adak

Yıllar yıllaaaar önce bir Türk korku filmi izlemiştim: “Büyü”! O günden sonra bir daha Türk korku filmi izleyemedim Yüce NaN! İzlemeye çalıştım ama baktım ki filmin 2/3’ünü gözlerim kapalı geçiriyorum, bıraktım. Ama sonra, son bir kez daha deneyeceğim dedi; “gözlerimi kapatmadan izleyeceğim”. BAŞARDIM YÜCE NAN !!! BAŞARDIM!!

Tamam, bunda filme odaklanamayışımın da etkisi var, kabul 🙂 Yine aklı sorunlarda bla bla bla… Ama olsun, bu da yine bire başarı yahu! 🙂 Çok şükür 🙂 Yazdım bunu bir kenara 🙂

P.S.= Allah belanı vermesin WordPress!!! Bir türlü eklemedin şu, metinde iki yana yaslama özelliğini!

~ Dyg ~

Güle Güle 2018 Hoş Gel 2019

Çokk effsane bir yıldı şu 2018 😀 Açıklayalım efem;

  • 9 Ocak’ı hatırlayamıyorum… Yine uyudum herhalde 🙂
  • 14 Şubat’ta yine yalnızdım 🙂
  • Şubat’ta kazandığım iddiaların haddi hesabı olmamasına rağmen ödemeleri olmadı >:/
  • Nisan – Mayıs çok zorluydu, sabır taşım çatladı.
  • 17 Haziranı hatırlamak bile istemiyorum, emojilere kin besledim.
  • Bizimkiler barıştı (!) Dağ dağa kavuşur, bizimkiler kavuşmaz diyordum; yanıldım şükür 🙂
  • Kardeşim evlendi.
  • Kardeşimi kardeşlikten sildim.
  • Arek’im…
  • Bayramda kardeşimin bana yaşattığını asla unutamayacağım kesinleşti.
  • Geçen yılın hesapları bu yıl kapatıldı (idari vs).
  • Ekim – Aralık arası yüksek lisans anlamında çok zorluydu. Yüksek lisansı bıraktım.
  • Yüksek lisansı bıraktığımda kimin dost kimin düşman olduğu ortaya çıktı, hislerim beni yanıltmadı.
  • Yüksek lisansı bıraktığımı yayımladığımda şu üç kişiyi unutmayacağım (onlara müteşekkirim)= Serpil Hoca (mat), Elif Hoca (reh) ve Emine (lise ark). Tabi Arekim her türlü desteği göstermeye çalıştı, söylememe gerek yok.
  • Kendime ihanet edemedim ve yine ayağa kalktım, çok şükür…
  • Yeni hayatlarla tanıştım ve kendimden utandım; Odin, Kadir, Emine, Serpil, …
  • Alışveriş yaptım ama bu sefer kitaba değil üstüme başıma yatırdım… Ciğerim yansa da, sonrasında kendimi tebrik ettim.
  • 26 Aralık 2018 gecesi; sabahlamak demekti…
  • 27 Aralık 2018 tarihi, danışmanımı gerçekten fitil ettiğim gündü 🙂
  • 27 Aralık 2018 tarihi doçentlik demekti…
  • 28 Aralık 2018 doktorluk demekti…
  • Çanakkale’ye gidemedim bir türlü… Hep son hafta golleri yedim 😦
  • 22 kitap okuyarak GoodReads hedefimi aştım.
  • Uzun zamandır istediğim bir psikoloji kitabını sonunda aldım: Anormal Psikoloji (Psikopatoloji)
  • Cibelle Green Grass ile anıldım… Şaşkınlığım paha biçilemezdi 🙂
  • Yıllar yıllar sonra ilk defa göz farı aldım (bugün aldım) 😀
  • 100’lük listemden bazı maddeleri eksilttim= Sek votka içmek+her ay 1/40 yardım+5 gün sıfır parayla yaşamak (dolmuş parası bile harcamadım,yürüdüm)+1 ay köy hayatı yaşamak+1 ay kafelerden uzak durmak+1 hafta inziva+1 ağaca tırmanmak+1 hafta elbise etek giymek
  • Bir kişiye ettiğim bedduanın tuttuğuna şahit oldum. Çok mutluyum abi!
  • Hüseyin’in ahı da bende tuttu (ah etmemiş olsa da hakkı çıktı bence)…
  • Tekin’le ilk defa tartıştık. Kırıldım. Kırıldı. Ama anlayamıyorum. Anlamak istemiyorum, çünkü kabul edemiyorum.
  • Şans Kolyeme mahcubum, canım yanıyor. Yanmıyor gibi Görünüyor oysa…
  • Bu kış çok güzel kar yağdı…
  • Bu sonbahar 9 Kasım’ı unuttu…
  • Bu yaz taksonik derecede sıcaktı…
  • Bu ilkbahar çiçek gibiydi…

Yukarıdaki liste işte özetin özeti falan… Gel bir de içimdeki volkanlara sor… Neyse, öyle ya da böyle 2018 geride kalıyor… Umarım 2019 kalbi iyi olan herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirir ve bir de bol para; kalbi kötü olanlara da iyi duygular ve düşünceler versin ne diyelim… Son olarak;

Seviyorum seni Anne, seviyorum seni Baba.

Seviyorum seni Arek’im.

Seviyorum seni Hüseyin.

Seviyorum seni Tekin.

Seviyorum seni Alp Eren.

Seviyorum seni Şans Kolyem.

Seviyorum seni Öznur.

Seviyorum seni Fatma.

Seviyorum seni Gamze.

Seviyorum seni Elif Ç.E.

Seviyorum sizi Ömer Hocam.

Seviyorum sizi Yunus Hocam.

Seviyorum sizi Aysun Hocam.

Seviyorum sizi Hülya Hocam.

Seviyorum seni Neslihan Tuğçe.

Seviyorum seni Serrose.

Seviyorum seni Kendim 🙂

Saydığım tüm bu insanlar benim hayatıma öyle ya da böyle büyük etki etmiş insanlar. Hepsine musmutlu ve efsane bir yıl diliyorum! 🙂 Yüreklerinden öpüyorum!

Kendilerinin tabi haberi yok bundan 😀 Kıh kıh kıh 😀

~ Dyg ~

Kasım 2018

09 Kasım’ a ithafımdır

İlginç bir Kasım ayıydı. Zorluydu diyemem. Bol bol uyudum. Bol bol dinlendim. Bol bol tez düşündüm. En sonunda da bu işin altından kalkamadığımı kabullendim. Bende bu kafa bu ruh oldukça da mümkün değil, kabul ettim. 

Kişisel hedeflerimden saptığım bir aydı. Notluklarımdan ve blogdan da koptum bu ay. Sürekli bir yorgunluk vardı üzerimde. Hüseyin’i şimdi anlıyorum. Ahını aldım sanırım. Anlıyorum artık. Üzerimdeki ölü toprağını atamıyorum bir türlü. Atamadım. 

Çöp gibi kalakalmış gibi hissettiğim bir ay oldu. Yüce NaN, çöplerin bile geri dönüştürülebilir olması sebebiyle değerleri varken ben bildiğin değersiz hissettim yahu! Neyse… Bıraktım gitti düşünlerimi de düşüncelerimi de. Önce ve sonra sağlık olsun da gerisi hallolur modundayım artık. 

Hava Durumu= Bütün ay boyunca kapalıydı. Bir ara ilk defa şimşekler çaktı, gök gürledi ve hafif atıştırdı. Sonra o da geçti. 

~ Dyg ~